Popüler Yayınlar

Soru Sor ?

Aşağıda yer alan formdan İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik ve diğer konularda merak ettiklerinizi bu sayfadan sorabilirsiniz, en kısa sürede cevap vermeye çalışacağım. Takip etmeyi unutmayın!
İş Kanunu (ÇSGB)
  • Kıdem Tazminatı,
  • İhbar Tazminatı,
  • Fesihler,
  • Yıllık İzin,
  • Doğum İzni,
  • Süt İzni
Sosyal Sigortalar Kanunu (SSK)
  • 4(a) SSK,
  • 4(b) Bağ – Kur,
  • 4(c) Emekli Sandığı,
  • Sosyal Sigortalar Yönetmeliği,
  • Genel Sağlık Sigortası işlemleri,
İş Kurumu (İŞKUR)
  • İşsizlik Sigortası,
  • Ücret Garanti Fonu,
  • Engelli Personel,Teşvikler, 
Bağlayıcı; Kanunlar, Tüzükler, Yönetmelikler, Tebliğler çerçevesinde İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar… 
                                                                         Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?



85 yorum:

  1. Selam;işten haksız yere çıkartıldım nasıl bir yol izlemeliyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam,

      Böyle bir durumda haklarınızı söyleyebilmek için ne kadar süredir o işyerinde çalıştığınızı,işyerinde kaç kişinin çalıştığını bilmem gerekiyor.

      Sil
  2. İstifa Sonrası Kalan Yıllık İzinler,

    Sirket politikası gereği 5 yıldan eski, yıllık izinlerin kullanımına izin verilmeyip siliniyordu. İstifa sonrası 5 yıldan eski izinlerimin ücretini alabilmek için mahkeme haricinde daha pratik bir yöntem var mıdır? Bu konuda çalışma bakanlığının bir uygulaması var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merrhaba,

      Böyle bir uygulama yasal değildir.Anayasal bir hak olan dinlenme hakkı işçiye yasayla tanınmıştır. Mahkeme öncesinde, Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvuruda bulunulabilirsiniz.

      İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar.

      Sil
  3. 18 Şubat 1966 doğumluyum. İlk sigorta giriş tarihim 23 Kasım 1988’dir. Askerden önce sigortasızdım, askerlik bedelini yatırdım. Sigortama sayılır mı? Şu anda 7600 gün primim var. Sigortam hala devam ediyor. Ne zaman emekli olabilirim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5375Prim - 50 Yaş - 25 Yıl Sigortalılık statüsüne tabisiniz.
      18.02.2016 yılı emeklilik şartlarınız tamamlanmış olup şuanda yaşınızı bekliyorsunuz.Askerlik nedeniyle ödenen prim gün sayısını belirtmediniz fakat 600 gün olarak baz alınarak hesaplanmıştır.Selamlar.

      Sil
  4. Sigorta başlangıç tarihinden önce yaptığınız askerlik sürenizi borçlanmanız, sigorta başlangıç tarihinizi askerlik süreniz (18 ay kabul edilmiştir) kadar geri götürerek emekli olmak için; 25 yıl sigortalılık süresi, 5375 gün prim ödeme ve 50 yaş şartlarına tabi olmanızı sağlıyor.(borçlanmasınız 5450 gün prim 51 yaş şartına tabi olacaktınız) Ayrıca prim ödeme gün sayınızı 540 gün artırıyor. Prim ödemeniz yeterli olduğundan bundan sonra prim ödemeseniz de, 50 yaşınızı dolduracağınız 18 Şubat 2016 tarihinde emekli olabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  5. bize mobbing uygulayan idareciler hakkında nereye başvurup nasıl bir yol izleyebiliriz? teşekkürler…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mobbing’e uğrayanlara şu yolu izlemeli: Mobbing sürecinde yaşanan olayları, tarih, yer ve olaya şahit olan kişileri belirterek bir yere not ediniz. Bunlar dava açtığınız zaman yarar sağlayacaktır. ” Ayrıca ALO 170” ile de başınızdan geçen olayları aktarabilir ve ilgili kişilere yönlendirmeniz gerçekleştirilebilinir.

      Ne yapmalı ?
      1. Uzaktan ahkâm keserek “Üzülmeyin” demek yersiz ve yetersiz olur. Çünkü mobbing’e maruz kalan kişinin üzülmemesi söz konusu değildir. Ancak, üzüntü’nün sınırı ve kontrol altında tutulması önemlidir. Üzüntü veya keder kontrol edilemez ise, muhtemelen aşağıdaki iki yoldan birisi ile karşılaşılır:
      a) Yılgınlık, havlu atma ve travmatik sonuçlarla karşılaşma.
      b) Şiddet’e başvurma.
      Bu nedenle, öncelikle, kederinizi, öfkenizi kontrol altında tutabilmelisiniz.
      2. Durumu çok iyi analiz edin. Nedenlerini objektif ve somut olarak anlayın ve ortaya çıkartın. Cevaplandırmanız gereken bazı sualler şunlardır:
      a) Neden ben?
      b) İğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırın ve kendi kendinizi de acımasızca eleştirin. Sizin hata ve kusurlarınız var mı? Bazı insanlar mobbingi, hatta daha da fazlasını hak edebilirler.
      c) Haklı olduğunuza inanıyorsanız, havlu atmayın; tersine bilinçli olarak direnin.
      d) Bilinçli olarak direnmek en azından şunları kapsar:
      da) Mobbing yapanın, mobbing yapma neden(ler)ini, psikolojisini ve taktiklerini inceleyin ve bunları doğru tanımlayın.
      db) Özgüveninizi yitirmeyin. Gerekirse bir psikologa başvurun.
      dc) Bu tanımlama ve bulgularınıza göre karşı teknik ve taktikler uygulayın.
      Bunlar, yalanlama, aksini ispat etme, taraftar toplama, küçük düşürme, adam yerine koymama, duymazdan-görmezden gelme, mizah ile karşılık verme, gülüp geçme, üst makama şikayet etme, davacı olma, bire-bir iletişim kurma, tartışma (gerekir ise ve ortama ve kendinize güveniyor iseniz, başkalarının önünde).
      dd) “Akılsız davacı derdini mübaşire anlatır”. Konuyu, %100 güvendikleriniz dışında kimseyle paylaşmayın. Ancak, taktik gereği paylaşımlarda bulunun.
      e) Başa çıkamayacağınızı aklınız keserse, kendinize başka iş arayın. Başka iş Bulmadan mevcut işinizden ayrılmamaya çalışın.

      Sil
    2. sayın murat sümer tekstil fabrikasında işçiyim.sekizinci senem.işyeride bazı işçiler tarafından mobbinge uğradığımı düşünüyorum.işletme mühendisi çaresiz ve umursamaz davranıyor.daha geçen perşembe fiziksel saldırya ve tehdite maruz kaldım.savunmamız alındı daha sonuç yok.aynı gün jandarma karakoluna giderek şikayette bulundum.darp raporu aldım.tehdit edildiğimi işletme mühendisinin şahitliği ile ifade ettim.işyerinde hiç huzurum yok.diğer işçiler tarafından dışlandım.kıdem tazminatımı alarak ayrılmak istiyorum fakat vermiyorlar.daha önce de hakaret ve küfüre maruz kaldım iki taraflı savunma alarak iki taraflı yevmiye cezası verdiler.lütfen bana acilen yol gösterin.saygılarımla.iletişim:fatihtanriverdi1979@hotmail.com

      Sil
    3. Merhaba Fatih Bey,

      Yukarıda yazılan adımları izleyerek bu durumdan kolayva sıyrılabilirisiniz.İşverene noter kanalıyla üzerinizde uygulanan şiddet ve baskının kaldırılması için yazı gönderip 6 gün içince cevap gelmez ise iş akdinizi fesedip iş mahkemesinde tazminatınız ödenmez ise hakkınızı arayabilirsiniz.

      Selamlar


      Sil
  6. Mobbing yüzünden 15 yıllık sigortalılık süresini öne sürüp taminatını alarak ayrılmak zorunda kalan eski çalışan geriye dönük olarak manevi tazminat davası veya başka bir dava açabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mobbingin yani diğer adıyla psikolojik tacizin bilinirliğinin artmasıyla açılan dava sayısında da ciddi bir tırmanış var. Yasalaşması beklenen Borçlar Kanunu 1.Temmuz 2012’de yürürlüğe giriyor.Tasarısı’nın 416. maddesinde ilk kez ‘psikolojik taciz’ kavramına yer verilmesi, bu konuda önemli adımlar atıldığını gösteriyor.
      Mobbing’e maruz kalma kadar onun ispatlanması da büyük öneme haizdir. İddia etmek yeterli değildir. Mobbing olarak adlandırılan eylem ve davranışlara maruz kalan işçi ya da işçiler yasal anlamda haklı konuma gelmek istiyorlarsa, mağduriyetlerini mümkünse somut belgelerle, bu mümkün değilse tanık beyanlarıyla ispat etmelidirler. Aksi takdirde, hukuken haklı konuma gelmeleri zor bir olasılıktır. Bu davaların zamanaşımı on senedir.

      Sil
  7. Murat bey kolay gelsin,
    hizmet tesbit davası ile ilgili yazınızı okudum.konuyla ilgili aydınlatıcı bir yazı teşekkür ederim. size sormak istediğim eşim de aynı durumda, 1991 yılı başında bir konfeksiyon atölyesinde işe girmiş 27.05.1991 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmiş ancak sgk dan araştırdığıma göre o döneme ait bordro verilmemiş.mecbur hizmet tesbit davası açacağız ancak elimizde sgk dan alacağımız işe giriş bildirgesi ve aynı dönemde çalışmış ve ilk işe girişi aynı işyerinden olan bir şahit dışında başka bir kanıtımız yok.her hakimin kanaatı farklıdır ancak elimizde bulunanlara göre bu davayı kazanma şansımız olurmu?

    YanıtlaSil
  8. Merhaba Şeref Bey,

    Talep edilen sigortalılık süresi için işe giriş bildirgesi zamanaşımını kestiği için ( 506 sayılı kanun 79. madde)sadece işe giriş bildirgesi verildiği tarihten itibaren sigortalılık istenebilir. Zamanaşımı olmayacağı için bir sorun bulunmamaktadır.Bu önemli bir unsur…

    Sigortalı hizmetin tespiti için verilen kararlarda bu davaların özel bir duyarlılığı gerektirdiği ve suiistimallere açık olduğu düşüncesinden hareketle son derece titiz davranılmakta ve hüküm için sadece tanık beyanları yeterli sayılmamaktadır. Kararlarda tanık beyanlarının diğer delillerle desteklenmesi gereğine işaret edilmektedir.

    Geçmişe yönelik sigortasız çalışılan sürelerin saptanmasında resmi belge ve yazılı delile rastlamak pek kolay değil malum. Aynı dönemde çalışmış ve ilk işe girişi aynı işyerinden olan bir şehitlerinizin olması; inandırıcı olmak kaydıyla iş ilişkisini bilen, komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla hizmet tespiti kanaatimce mümkündür.

    YanıtlaSil
  9. murat bey, konuya alakanız için çok teşekkür ederim..davayla ilgili ince noktayı sayenizde öğrenmiş oldum..karşılık beklemeden insanlara yol göstermeniz eminim ki hayat çizginizde önünüze muhakkak gelecektir..Allah işlerinizde muvaffakiyet versin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi dilekleriniz için ben teşekkür ederim,yardımcı olabildimse ne mutlu bana:
      Sevgiler.

      Sil
  10. Merhaba Murat Bey,

    Balıkesir de özel bir şirkette çalışıyorum. Geçmiş yıllarda kullanmadığım izinlerim bulunuyor. Bu sene izin ücretlerimi nakit olarak almak istiyorum. Bu konuda nasıl bir yol izlemem gerekiyor. Şuan hali hazırda çalışıyorum. İzin ücretimi nakit olarak nasıl alabilirim. Geçmiş izinlerimin yıl atladığı için yandığını söylediler.

    İlginiz İçin Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Anayasamızın öngördüğü mevzuat hükümleri karşısında, mülga 1475 sayılı İş Kanununun 49 maddesinde olduğu gibi 4857 sayılı yeni İş Kanununun 53 maddesinde “yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez” cümlesi Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde de “yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez” hükmü ile bu hakkın mutlaka bir şekilde işveren tarafından işçiye ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

      İş Kanununa göre süresinde kullanılmayan yıllık izin hakkının yok olması gibi bir durum söz konusu değildir. İş akdi devam ettiği sürece işveren bu hakkı “izin” olarak kullandırmak zorundadır. Yıllık Ücretli İzin işçinin dinlenme hakkıdır. İşçi iş akdi devam ettiği sürece hak ettiği yıllın izinden vazgeçemez, iznin karşılığını para olarak isteyemez. Diğer yandan, işveren de, yıllık izni er yada geç kullandırmak zorundadır. Bunun yerine iş akdi devam ettiği sürece kullanmadığı izinlerin ücretini veremez.

      Belirtmek gerekirse, yürürlükteki mevzuata göre ; “Yıllık ücretli izin işçinin vazgeçmeyeceği haklarındandır.” Anayasamıza göre de devlet güvencesi altındadır.

      Sil
  11. Merhaba Murat Bey,

    İnternette ve gazetelerde sürekli kıdem tazminatı fonuyla ilgili haberler okuyoruz ama geçmiş yıllara ait haklarımız ne olacak?

    Babbamın, 1992 sigorta girişi var. 4245 gün ve 15 yıl sigortalık süremi tamamlandı SSK'dan kıdem tazminatı alabileceği ile ilgili yazı alabileceğimizi söylediler fakat. Yeni yasa yürürlüğe girerse haklarımız elimizden alınacak mı? Hak edilen haklar korunacak mı? Yasa çıkmadan emekli olmayı Babam düşünüyor. Bu konuda sizden bilgi alabilir miyim?

    Şimdiden teşekkürler,
    Nadir Parlak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Nadir Bey,

      Kıdem tazminatıyla ilgili olarak şimdiden bir şey söylemek erken olabilir fakat Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve ÇSGB Faruk Dinçer'in açıklamalarına bakılırsa.

      Kazanılmış haklar korunacak. Fondan önce, eski sisteme göre kazanılmış olan kıdem süreleri için eski sisteme göre tazminat alınacak.

      Yasa çıkarıldığında kazanılmış hakların korunması gerekir. Bu açıklamaların aksine bir uygulama yapıldığı taktirde yani kazanılmış haklar çalışanların elinden alınırsa, Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesi ihtimal dahilindedir.

      Babanız gibi kıdem tazminatı alarak işinden ayrılma hakkı olanların bu hakkı kullanabilmeleri, genel hukuk kuralıdır.

      Sil
  12. merhaba ismim rahmi ilk sigorta başlangıcım 1995 .1999 yılında kamuda kadrolu işçi olarak çalışmaya başladım( kadrom şef garson ,ikinci grup.yaptığım iş farklı tabi) .yüksek lisans mezunuyum .kpss den memuriyete atanmayı bekliyorum ( gih kadrosu ile ) 15 yıl 3600 prim şartı ile istifa edip kıdem tazminatımı almayı hak ettim .benim sorum kurumların birleşmesiyle ( sgk ) emeklilik ,emeklilik yaşı .emeklilik maaşı ,kıdem tazminatı gibi konularda memuriyete geçmek ne kadar avantajlıdır sizce .geçmekle avantaj ve dez avantajlarım nelerdir.cevaplarsanız benim ve ailem açısından hayatımıza yön verici olacaktır.teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Rahmi Bey,

      Hangi kurumdan emeklilik, emeklilik yaşı, kıdem tazminatı gibi konularda yorum yapabilmek için bu bilgiler yeterli değil. Ancak; Birden fazla statünün (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) bulunduğu sosyal güvenlik sistemimizde, farklı statülerdeki çalışmaların toplanması temel ilkelerden birisidir. Bu ilkenin bir sonucu olarak, bir kimse SSK'dan Bağ-Kur'a geçtiğinde, Bağ-Kur'dan memuriyete geçtiğinde veya tersi durumlarda, önceki statüdeki çalışmaları sonraki çalışmalarına eklenmektedir. Emekli olacaklar! Aylığı bağlayıp ödeyecek kurumun tayininde, sigortalıların emeklilik tarihinden geriye doğru son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde, aylığın bağlanacağı kurumun son 3,5 yıllık fiili çalışma süresi belirlemektedir.

      Sil
  13. Merhaba murat bey,

    Onlan olarak size ulaşmaya çalıştım fakat size ulaşamadım. ben iki yıldır bir dersanede belirli süreli olarak çalışıyorum sözleşme bitiminde kıdem tazminatı ve işsizlik sigortasından faydalanabilecekmiyim.Bazılar alırsın bazıları alamazsın diyor.Ailem için önemli olan bu konuda acil olarak beni aydınlatırsanız çok sevinirim.İyi kandiller. Eser P. - Manisa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Eser Bey,

      Belirli iş söleşmelerinde aksine hüküm yoksa karşı tarafa bir ay öncesinde sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirilir ve ilgili tarihte sözleşme bittiğinde kendiliğinden sona erer. Bir yıldan fazla çalışmanız olduğu için '' Kıdem Tazminatı '' ödenir.İhbar tazminatı ödenmez.

      işsilik sigortasından yararlanma şartlarından biri ''Belirli süreli hizmet akdi ile çalışmakta olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar''

      Bu durumda 2 yılda 600 gün adınıza prim yattığını düşünerek işsizlik sigortasındanda faydalanabilirsiniz.

      Selamlar,

      Sil
  14. Murat Bey merhaba
    Yaklaşık 3 yıldır çalıştığım firmadan istifa edip sigorta gün kaybım olmadan başka bir firmada iş başı yaptım. Bu firmadan 1 ay sonra deneme süresi sebebi ile işten çıkartıldım. Bu durumda çıkartıldığım ve sigorta gün kaybım olmadığı için işsizlik maaşı almaya hak kazanabilir miyim? Cevabınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Emre Y. Bursa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Emre Bey,

      Sigortalı işsizler, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırlarsa, daha önce hak ettikleri sürelerini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam ederler.Ancak siz önceki işyerinizden istifa ederek ayrıldığınızdan bu haktan faydalanamıyorsunuz.

      Sigortanızda gün kaybı olmadan çalışmanız nedeniyle geriye yönelik son 4 ay 120 gün şartını yine de sağlıyorsunuz fakat işveren tarafından deneme süresi ile işten çıkartıldığınızdan dolayı İşsizlik ödeneği alamazsınız.

      Selamlar,

      Sil
  15. Merhaba Murat Bey,

    Emekli Sandığından dul aylığı alıyorum. İsteğe bağlı sigortalı olarak emekli olmak istiyorm fakat sigortalı olmam halinde dul aylığım kesilir mi?

    Şimdiden cevabınız için teşekkürler,

    YanıtlaSil
  16. Merhaba,

    İsteğe bağlı sigortalı olmanız halinde dul aylığınız kesilmeyecektir.

    Selamlar,

    YanıtlaSil
  17. Murat Bey merhaba
    Çalıştığım firma kapanacak olmasından dolayı anlaşmalı olarak kıdem ve ihbar tazminatlarımı verip anlaşmalı olarak istifa edebileceğimi bildirdiler ve bunun için bir dilekçe doldurdum. Ancak iş çıkışının uzaması nedeniyle bu dilekçeyi geri çekmek istediğimi bildirdim. Ancak yönetim kurulu kararı gereği bu dilekçenin geri verilemeyeceğini bildirdiler ve çıkmak istemediğim halde beni bu dilekçe sebebi ile işten çıkarabileceklerini söylediler. Bu dilekçenin iptali için nasıl bir yol izlemem gerekmektedir.

    Şimdiden teşekkürler

    Osman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Osman Bey,

      Yargıtayın bir kararında “işçi tarafından rıza ile imzalanmış fakat işleme konmayıp işçi çalışmaya devam etmişse işçinin önceden imzaladığı istifa dilekçesi geçersizdir ve bu belgeye göre hüküm kurulmaz” demiştir.

      Bunlara bağlı olarak İstifanızdan pişman olmuşsanız ve henüz işleme konulmamışsa, bir noter vasıtasıyla istifa dilekçenizin geçersiz olduğunu bildiren bir ihtarnameyi çalıştığınız kuruma gönderebilirsiniz.

      Selamlar,

      Sil
  18. iyi günler

    eşim 2001 yılından 2008 yılı sonuna kadar ücretli öğretmenlik yaptı.(arada olmayan yıllar var)
    922 gün pirimi birkmiş.
    pirimi geri alabiliyormuyuz.
    veya pirimi devam edip nasıl bir işlem yapmam gerekıyor.
    çalışıyor gösterip ödeme mi yapmam lazım.
    sigortalı çalışıyor gösterildiğinde benim maaşimdan eş yardımı kesiliyor.(memurum)
    922 günlük pirim herhangi bir bireysel emeklilik yaptırsam aktarılıyormu
    bireysel emeklilik mi yapsam yoksa sigorta pirimini yatırmaya devam mı etmeliyim.
    bu konuyla ilgili nereye başvurmam gerekir
    teşekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Nurol Bey,

      Öncelikle primlerin geri alınması ile ilgili;Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ödenen primlerin geri alınması iki durumda mümkün;1-Yaşlılık toptan ödemesi, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan sigortalının, yaşlılık (emekli) aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde, malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda söz konusu olabiliyor.

      2-Ölüme bağlı toptan ödeme ise, sigortalının ölümü halinde, ölen sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda söz konusu oluyor. Bu durumda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla hesaplanan ölüm toptan ödeme tutarı, sigortalının eşine, çocuklarına, ana ve babasına Kanun'da belirtilen hisseler oranında paylaştırılıyor.

      Diğer sorunuza ilişkin olarak!Nasıl bir işlem yapmanız gerektiği konusunda; isteğe bağlı sigortalı olarak eşinizin prim ödemesi yaparak sosyal güvence kapsamında devam edebilirsiniz.

      Eş yardımınızın kesilmesi durumuyla ilgili sorunuz kapsamında;657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Aile Yardım Ödeneği başlıklı 202’nci maddesi, ‘Evli devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun, menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için ödenir’ hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, eşiniz menfaat karşılığı çalışmadığı sürece, aile yardımı ödeneği alırsınız. Eşinizin, sosyal sigorta primini isteğe bağlı ödemesi, menfaat karşılığı çalıştığı anlamına gelmediğinden, aile yardım ödeneğiniz kesilmez.

      Son olarak; eşinizin 2001 yılından 2008 yılı sonuna kadar ücretli öğretmenlik yaptığı yıllar arasında ödenen 922 günlük prim gün sayınız ve ödemeleriniz söz ettiğiniz Bireysel Emeklilik Sistemine aktarımı söz konusu olamaz.

      Selamlar,

      Sil
  19. Merhaba Murat Bey,

    İki yıl önce evlenme ödeneği alarak mutlu bir evliliğim vardı fakat hayat şartları nedeniyle eşimden boşanıp çalışmayı düşünüyorum bu durumda evlenmeden önce aldığım aylığım tekrar bağlanır mı?

    Şimdiden teşekkürler,

    Nagehan G./Antalya

    YanıtlaSil
  20. Merhaba Nagehan Hanım,

    Kız çocuklarına ölüm gelir veya aylık bağlanması şartları arasında “çalışmama” hali bulunduğundan, sizin durumunda olan kız çocuğuna tekrar gelir ve aylık bağlanamıyor, Çalışmadığınız sürece iki yıldan sonra gelir ve aylık bağlanması söz konusu olacaktır.

    Selamlar,

    YanıtlaSil
  21. MERHABA MURAT BEY;

    İŞSİZLİK SİGORTASI HAKKINDA BİLGİ ALMAK İSTİYORUM.SON 3 YIL 600 İŞ GÜNÜ KAPSAMINDA ÇALIŞTIM.TEMMUZ 2012 AYINDA SİGORTAYA ARA VERMEDEN FARKLI BİR İŞ YERİNE GEÇTİM.YENİ İŞ YERİM 20 GÜN,ESKİ İŞ YERİM 16 GÜN PRİM YATIRMIŞ TEMMUZ 20+16=36 GÜN,AĞUSTOS=30 ,EYLÜL =27 GÜN (3 GÜN RAPOR ALDIM),EKİM=30 GÜN VE KASIMDA 30 GÜN ÇALIŞIP İŞTEN AYRILMAYI DÜŞÜNÜYORUM.GERİYE DÖNÜK 120 GÜN SİGORTALILIK SÜERSİNE BAKILINCA AĞUSTOS,EYLÜL,EKİM,KASIM TOPLAMI 117 GÜN YAPIYOR..120 GÜN KESİNTİSİZMİ OLMASI GEREKİYOR.BAŞVURSAM İŞSİZLİK SİGORTASI ALABİLİYORMUYUM.BİLGİLENDİRİRSENİZ SEVİNİRİM...

    YanıtlaSil
  22. Merhaba,

    İşsizlik ödeneği alabilmek için dört temel koşul öngörülmüştür;

    1) Hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması,
    2) Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışılmış olunması,
    3) Hizmet akdinin, İşsizlik Sigortası Kanununun 51’inci maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş olması,(sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ile zorlayıcı sebepler hariç olmak üzere, bir iş ya da iş yerinde çalışırken, kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalan )

    4) Sigortalı işsizin işten ayrıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde İŞKUR’un ilgili birimine doğrudan veya elektronik ortamda başvurmas olmak.

    Bunlara bağlı olarak,

    Öncelikle son işten çıkış tarihinizden geriye yönelik 3 yıl içinde 600 gün adınıza prim ödenmiş olması durumunda işsizlik sigortasından faydalanma şartlarından ön köşullarından 1.sini sağlıyorsunuz.

    2.Bir Hizmet Akdine dayalı olarak çalışmakta olduğu işten istifa ederek, kendi isteği ile ayrılanlar İşsizlik maaşından yararlanamaz.**** İstifa edene işsizlik maaşı ödenmez.

    3. olarak bir ayda 30 günden fazla prim yatmış olması, belirtmiş olduğunuz Temmuz ayında 36 gün prim gün sayısı adınıza ilgili aydaki gün sayısını 30 gün olarak düşünmelisiniz.SSİY (Sigortalının aynı ay içinde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde, o aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30 günü geçemez)

    Yine buna bağlı olarak son dört aydaki raporlu süreler işsizlik ödeneği almanıza engel değil.Raporlu süreler kesinti olarak düşünülemez.

    Tüm bunlara bağlı olarak yukarıda belirtmiş olduğum dört temel sart örtüşmesi durumunda işsizlik sigortasından faydalanabilirsiniz.Burada sizin dikkat etmeniz gereken işten kendi isteğinizle ayrılmanız durumunda işsizlik maaşı bağlanmayacak olmasıdır.

    Selamlar,

    YanıtlaSil
  23. serkan ünaldı diyorki 1992 sigorta girişliyim 15 yıl 3600 gün doldurdum kıdem tazminatı aldım 6000 prim doldurdum emeklilik prim gün sayım doldu şu an işyerinde temizlik işcisi olarak çalışmaktayım iş yeri beni başka bir işyerine verdi bütün yapılmayacak işleri yapdırıyor hammallığından tut ayak işleri şu an emeklilik gün sayım dolduğundan iş hakkımı fes ediyorum sgk dan yazılı kağıt alabilirmiyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeterli sigortalılık süresi (15 yıl) ile prim ödeme gün sayısını (3600 gün) tamamlayan işçiler, en az bir yıl kıdemi olmak şartıyla iş sözleşmelerini feshederek kıdem tazminatı almaya hak kazanırlar.

      Sil
  24. Merhaba,
    Ben özel sektörde çalışıyorum. Arefe günü idari personele ve muhasebe bölümüne izin vereceklerini ve diğer kişilerin yarım gün çalışacağı fakat mesai verilmeyeceği söylendi. Benim öğrenmek istediğim benim kurumum böyle bir karar alabilir mi? Bu şekilde haksızlık olmuyor mu? Nasıl bir yol izlemeliyiz.

    YanıtlaSil
  25. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde işyerlerinde çalışılıp çalışılmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmeleri ile kararlaştırılır. Sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde söz konusu günlerde çalışılması için işçinin onayı gereklidir.

    Ramazan ve Kurban bayramı tatilleri, kanunla düzenlendiği üzere, arafe günü 13:00'de başlar. Bu nedenle, arafe günü 13:00 sonrası yapılan çalışmalar tatil günü çalışması kapsamında değerlendirilir, fazla çalışma ücreti ödenir.

    İşveren yönetim hakkı çerçevesinde yasalarla bağlı kalmak kaydı ile işyerinde işin akışına ve düzenine ait düzenlemeleri yapar. Bu kapsamda işin başlama ve bitiş saatleri, ara dinlenmeleri, izinler, fazla mesai, çalışma ve tatil günlerinin düzenlenmesi gibi konularda işverenin yönetim hakkı kapsamında olan konular arasında yer almaktadır.
    Selamlar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani benim anladığım, arefe günü yarım gün olarak istediklerini getirirler ve mesai vermezler. Doğru mudur?

      Sil
    2. Doğrudur, mesai alabilmeniz için saat 13:00 'den sonra çalışmanız durumunda ek yarım günlük ücret alırsınız.

      Sil
  26. Merhaba Murat Bey,

    Size maille attım fakat cevap alamadım, acil olarak cevaplarsanız çok sevinirim.Bugün itibariyle tam bir yıl, onaltı gün oldu resmi nikahımız.Özel sektörde çalışıyorum fakat eşimin KPSS' den devlet memurluğu atanması nedeniyle işimden evlilik nedeniyle ayrılırsam kıdem tazminatı alabilir miyim?

    Şimdiden teşekkürler,
    Seher Altınbaş / İzmir
    shr_1985@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Seher Hanım,

      En kısa sürede gelen soruları cevaplamaya çalışıyorum.Özelden çok sayıda mail geldiği için vakit buldukça cevaplamaya çalışıyorum.

      Sorunuza gelince;

      Üzgünüm fakat, belirtmiş olduğunuz koşullarda kıdem tazmintı alamazsınız. Çünkü, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’ncü maddesinde kadın işçi evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusu ile sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmektedir.Bir günde geçse bu haktan faydalanamazsınız :((

      Selamlar,

      Sil
  27. merhaba;

    eşim 32. haftada doğum iznine ayrıldı. Ayrılma tarihi 18,09,2012.
    doğum tarihi : 29,10,2012

    buna göre nezaman iş başı yapmalıdır. Ben daha önceki yazılarınızdan 09,01,2013 olarak rapor verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Rica etsem teyit edermi siniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hesabınız doğrudur.

      Basitçe; Erken doğum nedeniyle doğum tarihini dikkate almadan hesapladığınızda Doğum öncesi 8 hafta, Doğum sonrası 8 hafta olmak üzere 16 hafta hesabınız doğrudur.

      18.09.2012 + 8 Hafta = 14 Kasım 2012
      14.11.2012 + 8 Hafta = 09 Ocak 2013 işbaşı

      Sil
  28. kişi analizi nedir? kişilik analiziyle aynı anlamı mı içerir ve niçin yapılır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilik Analizinin genel amacı; bazı durumlar karşısında nasıl bir tepki gösterdiğiniz veya neler hissettiğinizi ortaya çıkarmak,kişilerin nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu öğrenmektir. Özellikle iş hayatında sürekli oluşan baskının bu kişilerin karar verme şekillerinde nasıl bir farklılaşma oluşturduğunun incelenmesidir.Bu çerçevede kişi analizi; imzanızdan, yazı karakterinizden ya da sevdiğiniz renkten vb.bir çok metod ile aslında kişilik analizi ortaya çıkarmaktır.

      Sil
    2. Yanıtınız için teşekkür edrim.

      Sil
  29. Merhaba Kurumsal bir şirkette 3 yıldır özveriyle çalışıyorum;her yıl bağlı bulunduğum üst yöneticilerimin işten ayrılma nedeniyle zam aylarında gerçek performansımın doğru değerlendirilmedini düşünüyorum.Bu yılda aynı durum sözkonusu..ya hiç yüzünü göremediğim insan kaynakları tarafından yada yeni yöneticiler tarafından değerlendiriliyoruz;Sormak istediğim maaş zammı oranıma itiraz hakkım varmı?bu itirazımı nereye ve ne şekilde yapabilirim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Yıllarca insan kaynaklarında çalışanlar bu soruya muhatap olurlar,cevap her işletmeye göre farklı farklı değerlendirilir.

      Buna bağlı olarak, eğer sözleşme veya toplu iş sözleşmesi ile işveren zam yapma taahhüdünde bulunmadı ise,çalışanın ücretine zam yapmak zorunda değildir.Bu durumda işçilerin zam beklentileri karşılanmazsa istifa eden işçinin tazminat hakkı olmayacaktır.Yöneticiniz ile beklentilerinizi konuşmanızda fayda var.

      Selamlar,

      Sil
  30. Teşekkürler Murat Bey;

    YanıtlaSil
  31. merhaba ben bır ısyerınde parttıme olarak 1 ay calıstım brut uctretım bana 6.67 tl olarak soylendı maasım 500 tl yattı. sızce bu mıktar dogru mu? o zamn saatı net 4.2 tl calısmısım yaklasık 2 lıra sıgortaya mı gıdıyor bılgılendırırsenız sevınırım

    YanıtlaSil
  32. Merhaba Taygun Bey,

    Brüt ücretten net ücret hesabına giderken; SGK Primi,işsizlik sigortası,aylık gelir vergisi ve damga vergisi kesilmektedir.

    Buna göre çalışma saatinizi brüt ücret ile çarpıp,brüt ücretinize ulaşabilirsiniz.
    Sağlıklı cevap verebilmem için kaç saat çalıştığınız gerekiyor, ya da bordronuzu işyerinizden isteyin, yasal kesinti tutarlarınızın detayını görebilirsiniz.

    % 15 ( Sgk ve işsizlik sigortası kesilmekte)
    % 15 gelir vergisi ve 2012 yılı için brüt ücretten binde 6,6 damga vergisi kesilmekte.


    YanıtlaSil
  33. MERHABA Murat bey ben 7 ocak tarıhı ıtıbaryla 32.hafta mı doldurmus bır hamıleyım.gittiğim hastaneden calısabılır raporumu aldım ısyerıme verdım fakat ısyerım sgk sayfasında dogum ıznımın basladgını soyluyor raporun sgk sayfasında baslangıc tarıhı var fakat bıtıs tarıhı bosta.hastane bu uygulamanın yenı oldgunu bos kalması gerketıgını sgk nın bu tarıhı attıgını soyluyor.terddutte kaldım ıznımın baslamasından tereddt edıyorum dogum sonrasına aktarılmamıs olmasından.bır sorum daha olACAK 32 .hafta da aldıgım calısabılır raporundan sonra herhangı baska bı rahatsızlıktan dolayı bı kac gunluk ıstıhrahat raporu alabılırmıyım alırsam dogum sonrası ıznımdenmı dusecek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Selcen Hanım,

      Öncelikle Allah analı babalı büyütmeyi ve kazasız belasız kolay bir doğum nasip etsin. Sorunuza gelince; 32 hafta da almış olduğunuz rapor, sizin doktor tarafından çalışmanızda bir sakınca olmadığına dair belge niteliğindedir ve çalışarak geçirdiğiniz süreler, doğum sonrasına aktarılır.

      Bu durumu 3 aşamalı olarak düşünün,

      1- 32 Hafata raporu - Doğum öncesi rapor başlangıç arasındaki geçen süreç; İşveren doğum öncesi çalışabilir raporu aldığınız sürenin bildirimini yaparken bu süreleri ''Çalıştı'' olarak bildirecek.
      2- Doğum öncesi başlangıç raporu - Doğum'un gerçekleştiği süre arası; hastanenin size vermiş olduğu bilgideki gibi doğumun ne zaman gerçekleşeceği bellirlenemediği için, doğumun gerçekleşmesi ile bu rapor süresi kapanır.İşveren, doğum öncesi rapor başlangıç süreniz ve doğumun gerçekleştiği süreyi '' Çalışmadı'' olarak bildirecek.
      3 - Doğum sonrası rapor süreniz + çalıştığınız sürelerin sonunda işbaşı tarihiniz belirlendiği sürelerin bildirimi.

      SGK' 32 hafta çalışarak geçirdiğiniz süreleri ve doğum sonrası yasal 8 haftalık sürelerin toplamı ayrıca varsa erken doğum nedeni ile kullanamadığınız doğum öncesi rapor sürelerinizin toplamı sonunda belirlenen işbaşı tarihiniz belirlenir.

      Son olarak; Analık hali dışında başka rahatsızlıklarınızdan dolayı rapor almanıza engel değil,32. haftalık çalışır raporu almış olmanız sizin 37. Haftaya kadar çalışmanız gerektiği anlamına gelmez! 32. Haftalık çalışır raporundan sonra istediğiniz , ihtiyaç hissettiğiniz her an gerçek doğum öncesi izninize çıkabilirsiniz. Sizi çalışmanız konusunda bağlayan bir kağıt değildir.

      Selamlar,

      Sil
  34. cok tesekkur ederım verdıgınız bılgıden dolayı ıs yerım sıstemın yenı olmasından dolayı sanırım benı terduute bıraktı.dogum znı baslamıs olsa benı calıstrdıkları ıcın ceza alacakları ıcın takıp ettıklerını dusunuorum bu durumu..ıyı aksamlar

    YanıtlaSil
  35. 2012 GSS ile ilgili bir sorum olacak. 23 yaşındayım ve çalışmıyorum. Yeni düzenlemeye göre ben evleninceye kadar her işten ayrılışımda babam zorunlu GSS primiyle mi karşılacak? Lütfen yardım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sigortalı olarak çalışmadığınız için gelir testi yaptırmanız gerekiyor. Gelir testinin sonucunda aile içinde kişi başına düşen geliriniz brüt asgari ücretin altındaysa GSS priminiz devlet tarafından ödenecektir. Adrese Dayalı Nüfus Kaydında yer alan adreslerine en yakın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurarak, gelir testi yaptırmaları gerekiyor.

      Selamlar,
      Murat

      Sil
    2. Cevabınız için teşekkür ederim murat bey. Aslına bakarsanız ben gelir testi yaptırdım ve ödemeleri yapıyorum. Merak ettiğim şu: işe girip bir süre çalıştıktan sonra ayrılmam gerekir ve işsiz kalırsam, bu prim babama yine dayatılacak mı? AB Gönüllü programları ile yurt dışına çıkmak istediğimde ve örneğin 1 yıl gibi bir süre orada kaldığımda ya da yüksek lisans yapmak istersem bu süreler boyunca yine ödeme mi yapmam gerekecek? öğrencilik için 25 yaş sınırı olduğunu biliyorum. 25'ime 1 seneden biraz daha fazla var. Planlarımı alt üst ediyor bu GSS. Rakam yüksek çıktığı için babam ödemekte zorlanıyor. Üstelik önümüzdeki günlerde devlet kredisi geri ödemesi de başlayacak. Kafam çok karışık. :(

      Sil
    3. Öncelikle sizinde ifade ettiğiniz gibi, erkek çocuk üniversite eğitimine devam ediyorsa 25 yaşına kadar anne ve babasının üzerinden sağlık yardımından yararlanır. Diğer konuda Yurtdışında olduğunuz ve Türkiye’de ikamet etmediğiniz süreler için GSS kapsamında değerlendirilmez fakat SGK kayıtlarında Türkiye’deki adresiniz kayıtlı kalırsa SGK otomatik olarak genel sağlık sigortası kapsamında değerlendirir ve gelir testi sonucuna göre de prim ödemek zorunda kalabililirsiniz.Bu duruma düşmemek için nüfus müdürlüğünden ikamet adresinizi yurt dışı olarak düzeltilirse genel sağlık sigortası primini ödemek durumunda kalmazsınız.

      Diğer bir konu ; işe girip bir süre çalıştıktan sonra ayrılmam gerekir ve işsiz kalırsam, bu prim babama yine dayatılacak mı?İşten ayrılma tarihinden önceki son 1 yıl içinde en az 90 gün prim ödemiş olanların sigortadan yararlanma hakları 100 gün daha devam eder ve sonrasında 25 yaşını aşmış iseniz bulunduğunuz yerdeki Sosyal Yardımlaşma Vakfına müracaat etmeniz gereklidir.Öğrencilik durumunuz var ise anne ya da babanızın üzerinden GSS kapsamında olacağınız için gelir testi yapırmanıza gerek yoktur.

      Sil
    4. değerli vaktinizi ayırıp beni bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim murat bey.iyi çalışmalar.

      Sil
  36. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  37. merhaba murat bey ben 2006 yılından itibaren özel bir hastanede hemşire olarak görev yapmaktayım dolayısıyla vardiyalı çalışanım,mesai saatlerim günlük gece 14 saat olabildiği gibi 24 saatte olabiliyor,haftalık 60 saati bulabildiği gibi 86 saatlik çalışmışlığım bile vardır.fazla mesai satimizi 56 saat üzerinden hesaplanarak verilmekte ve maaş üzerinden hesaplanarak değil belli bir ücret tutarıyla(normalde saati 1o tl iken 4 tlden hesplanması)hesaplanıp verilmekte.SGK ya gerçek maaşım 2100tl iken 1600tl gösterilmekte,kadınların gece postasında çalıştırılma süresi en fazla ne kadar bilmiyorum ama 3-4 senedir gece vardıyası ağırlıklı çalıştım ve son 6 aydırda sürekli gündüz çalışması olmadan gün aşırı gece çalışmaktayım. bu kadar ayrıntıya gerek varmıydı bilemiyorum ama bu çalışma sistemi artık çok ağır geliyor istifa etmek istiyorum kıdem tazminatımı alabilmem için nasıl bir yol izlemeliyim.buarada nöbet çizelgemizin altında yetkili(servis sorumlu hemşiresi yada baş hemşirenin)kaşe yada imzası bulunmuyor şikayete karşılık alınmış bir önlem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belirtmiş olduğunuz şartlarda tazminatınızı alarak işten ayrılmanız mümkün.

      Sil
  38. mrb murat bey, ben bir buçuk ay sonra doğum iznine ayrılacağım,birkaç sorum olacak. işe tekrar dönüş tarihi 36. haftada alacağım raporda mı belirtilecek , yoksa doğum sonu raporda mı.sorun yaşamamak için iş yerine ve ssk ya hangi belgeleri ne zaman vereceğim, yardımcı olursanız çok sevinirim. benim çalıştığım yer kayseri, doğumum nevşehir de olacak , bide o sorun var doğum olunca kayseri ye ssk veya iş yerine belge getirmem mi gerekecek, 4b li ebe olarak çalışıyorum bana maaş ödemesi nasıl yapılır, doğum parası ve maaş ödemesi ayrı şeyler mi. şimdiden ççok tşk ederim

    YanıtlaSil
  39. Merhaba,

    Doğum sürecini üç aşamada düşünebilirsiniz,

    1- Doğum öncesi 32.hafta iş göremezlik raporu (doğuma kadar raporlu olduğunu gösterir iş göremezlik belgesi),
    2-Doğum raporu
    3- Doğum Sonrası iş göremezlik raporu ( hastaneye yatış, çıkış tarihi yazılı olacak,ne zaman çalışabileceğiniz bu rapor sonunda bellidir.)

    Artık raporlan online olarak düzenlenmekte fakat, kağıt olarak size verilen rapor belgesi olması alinde işyerinize bir kopya vermeniz gerekir.

    İşveren çalışmazlık bildiriminde bulunur(raporlu olduğunuz süreler).

    Çalıştığınız yer ile doğumun gerçekleşeceği il'in pek önemi yoktur fakat hastaneye Rapor bildiriminizin kayseride ki hangi sosyal merkez müdürlüğü olduğunu bildirin ki raporunuzu yanlış sgk müdürlüğüne göndermesinler, ayrıca doğum öncesi ve sonrası için size verilen raporların ve doğum belgesinin bir nüshalarını iyi saklayın sonrasında ihtiyacınız olacak.İşyerinize belge getirmenize gerek yok, kağıt ortamında düzenlenmiş rapor olması alinde faks göndermeniz yeterli.E ödenek sistemini hastane kullanıyorsa tüm bu süreçler online olarak ilerler.

    Son olarak bağlı olduğunuz SGK' na istirahat raporunuz, doğum belgesi ile birlikte başvurmanız gerekecektir. Raporlu olduğunuz sürelerin ücretin ödemesi yapılır.Doğum parası ve maaş ödemesi aynı şey.

    Şimdiden tebrikler :)

    YanıtlaSil
  40. merhabalar murat bey
    tam 6 ay önce bir kurumda asistanlık yapıyorum.
    iş yerinden istafı etmek istiyorum. iş veren 1 senen dolmadan istifa edemezsin. aksi yakdirde kalan 6 aylık maaşının 2 katını brüt hesabından ödersin dedi.
    böyle bir kanun varmıdır.
    ben bu iş yerinden nasıl ayrılabilirim..
    şimdiden teşekkür eder,iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Özellikle bir kısım özel firmaların işe girişte çalışana imzalattıkları sözleşmelerde yer alan "Çalışan X yıl içerisinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini feshettiği durumda çalıştığı kuruma Y miktarında cezai şart tutarını ve eğitim giderlerini ödemek zorundadır." şeklindeki ve benzeri maddeler konulabilmektedir.

      Bunun geçerli olabilmesi için;

      1.Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Sözleşmede çalışan için yer alan cezai şarta karşılık işveren için de cezai şart yer almalıdır.

      2.Çalışan için konulan cezai şart işveren için konulan cezai şart miktarını geçemez.

      3.Cezai şart sözleşmede belirtilen süreden çalışıldığı oranda indirime tabi tutulmalıdır.

      4.Eğitim ücreti çalışanın eğitim aldığı grup için harcanan toplam tutardan o çalışana isabet eden tutar kadar talep edilmelidir ve yine sözleşmede belirtilen süreden çalışıldığı oranda indirime tabi tutulmalıdır.

      Bunlara dikkat edilerek düzenlenmiş bir bağlayıcı iş sözleşmeniz yok ise; İş Kanunu'na göre, işçi ve işverenlerin iş sözleşmesini fesh ederken karşı tarafa önceden bildirimde bulunma yükümlüğü vardır. İşyerindeki kıdemi 6 aya kadar olanlar 2 hafta, 6 ayla 1.5 yıl arasında olanlar 4 hafta, 1.5 yıl ile 3 yıl arasında olanlar 6 hafta, 3 yıldan fazla olanlar 8 hafta önceden yazılı olarak sözleşmeyi sona erdireceğini karşı tarafa bildirmekle yükümlüdür.

      Eğer bu sürelere uyulmadan taraflardan biri iş sözleşmesini sona erdirirse, bu süreler kadarki ücretleri karşı taraftan talep edebilirler.Bu sizin söz ettiğiniz 6 aylık maaşınızın 2 katı tutarı ir ceza söz konusu olamaz. Bu nedenle ihbar sürelerinize ve yukarıda belirttiğim başlıklara ve sözleşmenizin içeriğini inceleyerek işvereninize durumunuzu anlatmanız doğrultusunda sizi zorla çalıştırmak isteyeceklerini düşünmüyorum, istifa dilekçenizi ihbar sürelerinize uygun olarak sunmanız halinde işten ayrılabilirsiniz.

      Sil
    2. iyi günler,

      bir firmada 2 yıl çalıştıktan sonra daha iyi şartlarda daha yakın bir iş yerinden iş teklifialdım çalıştığım iş yerinden istifa ederek aynı gün diğer iş yerinde çalışmaya başladım giriş çıkışım aynı tarihte yapıldı deneme süresi içerisinde firmadan halı hiçbir sebeb olmaksınız biz sizde o ışığı görmedik bahanesi ile çıkarıldım. şimdi işsizlik maaşı bağlanmayacağına dair mesaj geldi bende işkuru aramamda yetkili güven beyden aldığım bilgi deneme süresinde çıkarılanlara maaş bağlanmaz oldu. hiçbir yerde böyle bir açıklama göremedim sizlere de danışarak haraket edeceğim.

      Sil
    3. Sigortalı işsizler, işsizlik ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve işsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları yerine getiremeden yeniden işsiz kalırlarsa, daha önce hak ettikleri sürelerini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya devam ederler.Ancak siz önceki işyerinizden istifa ederek ayrıldığınızdan bu haktan faydalanamıyorsunuz.

      Sigortanızda gün kaybı olmadan çalışmanız nedeniyle geriye yönelik son 4 ay 120 gün şartını yine de sağlıyorsunuz fakat işveren tarafından deneme süresi ile işten çıkartıldığınızdan dolayı İşsizlik ödeneği alamazsınız.

      İşten ayrılma bildirgelerinin işten çıkış nedeni bölümüne “deneme süresi” ya da “4857/15. madde” yazılan sigortalılara işsizlik ödeneği ödenmez.

      Sil
  41. SSK’lı olarak 10.11.1985-30.11.1985 tarihleri arası 8 gün
    01.12.1986-31.12.1986 tarihleri arası 30 gün
    06.07.1992-04.05.1993 tarihleri arası 298 gün hizmet

    Askerlik 1989-1990 18 ay Borçlanıldı.

    399 S.KHK II Sayılı cetvele tabi olarak 04.05.1993 tarihinden beri
    Kesintisiz olarak görev yapıldı.halen görevdeyim.

    01.02.2018 tarihinde 52 yaşında emekliliğe hak kazanacağım

    PTT Kurumunda görev yapmaktayım. TBMM sunulan Posta Hizmetleri kanunu ile PTT A.Ş. olmaktadır. Kanunun Geçici 6.maddesinin a fıkrası;

    “a) 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyannca haklarında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulananların sözleşmeli olarak atandıkları tarihten başlayarak otuz gün içinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olma talebinde bulunmamaları halinde, emekli kesenekleri kendilerince, kurum karşılıkları PTT tarafından karşılanmak suretiyle 5434 sayılı Kanun ile ilgileri devam ettirilir. Bu şekilde 5434 sayılı Kanunla ilgileri devam ettirilenlerin emeklilik hak ve yükümlülüklerinin tespitinde, önceden emeklilik hak ve yükümlülüklerine esas alınmakta olan kadro, görev veya pozisyonları aynı şekilde dikkate alınmaya devam olunur. Ayrıca, bu şekilde ilgi devamında geçen süreleri kıdem aylıklarının hesabında dikkate alınır ve bunların emeklilik keseneğine esas aylık kazanılmış hak aylık derece ve kademeleri de genel hükümler çerçevesinde yükseltilmeye ve ilerletilmeye devam olunur. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi gereğince 5434 sayılı Kanuna göre emekli keseneği ve kurum karşılığı ödenenlerden 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olma talebinde bulunanların sigorta primleri ile sosyal güvenliğe ilişkin diğer hak ve yükümlülükleri ise 5510 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenir ve geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında geçmiş hizmet süreleri, iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır.

    Şeklindedir.Buna göre ;
    1-) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalı olma talebinde bulunursam, emekli maaşım 4/c’ye göre emekli olmama göre ne kadar değişebilir (derecem 1’in 4’ü –ek göstergem 2200)
    2-) fıkranın son bölümünde geçmiş hizmetleri iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır denilmektedir. 4/a olursam Emekli ikramiyem nasıl hesaplanır (Brüt kazanç toplamım 3.800,00 TL)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      sizi yanlış bilgilendirmemek adına yazdıklarınızı bağlı olduğunuz sosyal güvenlik kurumuna başvuruda bulunarak en sağlıklı bilgiyi alacğınızı düşünüyorum.Hizmet dökümü ve süreleriniz ve prim kaydına göre bir hesaplama yapılması gerekiyor.

      Üzgünüm bu konuda size yardımcı olamadım.

      Sil
  42. İyi çalışmalar babam vefat etti bana maaş bağlandı maaşımı ptt şubesinden alıyordum fakat e-devlet şifremle banka değişikliği işlemi yaptım ve artık benim değişiklik yaptığım bankaya yatıyor gözüküyor sorgulama ekranında fakat benim bu bankada hiç bir hesabım yok ve bana bir belgede gelmedi maaşımı nasıl çekeceğim bilgilendirirseniz sevinirim şimdiden teşekkur ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,

      Kimlik aslınız ile bankaya giderek adınıza gelen parayı çekebilirsiniz, sizi yanlış yönlendirmemeleri için e devlet ekran görüntüsünün çıktısıı almanızda fayda var.

      Sil
  43. Sayın uzmanım,
    24.3.2000 den başlayan ve halen devam eden 15 ltd şirket ortaklığımın bağkura kaydı hiç yapılmadı.(İLGİLİ ŞİRKET 2001 DE VERGİ DAİRESİNDEN RESEN KAPATILMIŞ,FAKAT TİCARET ODASI KAYITLARINDA AÇIK GÖRÜNMEKTEDİR) 2.9.1958 doğumlu bayanım.1.10 1980 ile 1.2.2006 arası kesintili olarak ssklı olup, 3605 günüm var.7.12.2012 de ssk ya emeklilik başvurusunda bulunduğumda ssk yönünden emekli olabilecekken şirket ortaklığımdan dolayı emekli olamıyorum. bağkur il md lüğü bana ancak 1.10 2008 e kadar ki borcun af olduğunu o tarihten itibaren beni borçlandırıyor ve 5400 günle ancak bağkurdan emekli olabileceğimi iletiyor.halbuki ben 3600 günle ssk dan emekli olma şartlarımı tamamlamıştım.
    Aslen adı geçen şirket yüzünden iflas etmiş ailemiz parçalanmıştı.ticaret odasından sildirememe sebebim tasfiye masrafları,oda aidatları ödeyecek durumda olmayışımdan kaynaklıdır..Şu an işsizim..çaresizim.. hiç bir sosyal güvencem yok..ne yapabilirim ..Bu konuda bilginizle ışık tutabilir yol gösterebilirseniz .minnettar olurum..


    not: - 2009-37 sayılı Genelge ile 01.10.2008 tarihinden sonra uygulamaya konulan sigortalılık sona erdirme kolaylığından, tasfiyesi açılmayan, ortaklar kurulu kararı çıkmayan ama vergi mükellefiyeti bulunmayan şirket ortakları da faydalanabileceklerdir.Daha önce uygulamada ortaklar kurulu veya mahkeme kararı ile tasfiyeye ya da iflasa başlanılması durumunda sonlandırılmasına yönelikti).
    Bu genelgeden nasıl bir yol izleyerek faydalanabilirim.

    -2007/47 sayılı genelgeden 1.10.2008 tarihinde bağkura tescil edilmem ve o tarihten itibaren 5 yıldan az borcum olduğu kabul edilerek yararlandırılmadım.

    saygılarımla..,

    ŞİRİN NUR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şirin Hanım Merhaba,

      Öncelikle yasada;1 Mayıs 2008 sonrası Bağ-kur borçlarınızın silinmediğini bilmeniz gerekiyor.

      Yasa 30.04.2008 öncesi 5 yıl ve fazlası Bağ-kur borçlarının silinmesini kapsıyor.

      Eğer bütün kayıtlarınızı ( vergi, meslek odası, esnaf sicil, şirket ortaklığı ) 30.04.2008 öncesi kapatmışsanız ve 1 Mayıs 2008 ve sonrasında da herhangi bir ticari faaliyette bulunmamışsanız Bağ-kur borcundan yasal olarak kurtuldunuz demektir.Ticaret odası kaydınızın açık olması yani tavsiye işlemi yapılmadığı için işyeri gayri faal olarak açık gözükmekte.

      Bununla ilgili son dönemde,

      6102 sayılı kanunun geçici 7.maddesinde, 6335 sayılı yasanın 38.maddesi ile Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ” gayri faal şirketlerin kapatılabileceği gündemde,

      Size önerebileceğim öncelikle şirket ortaklığınızdan biran önce kurtulmanız,

      Bunun dışında;6111 Kanun kendi işyerinde olmamak kaydı ile başka bir yerde sigortalı olarak 4/a çalışarak 4/b yani bağkurluluğunu otomatik olarak iptal ettirebilir. Sigortalı olarak fiilen çalışmaya başladığında bağkura borcu olsada sigortadan dolayı sağlık yardımı alabilirsiniz.

      Ayrıca, Alo 170 hattından arayarak durumunuza ilişkin bilgi talep ederek kayıtlarınızın incelenmesini için talepte bulunabilirsiniz.

      “.......... Adresinde kurulu işyerinin .../.../.... Tarihinde Vergi kaydının resen kapattılğını, 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığınınızın halen açık göründüğününü ve kapatılmasını” talep eden bir dilekçeyi SGK’ya vermeniz halinde vergi kaydının kapandığı tarih itibariyle 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığı sona erdirilerek, 4/b (Bağ-Kur) borcunuun silineceğini düşünüyorum.

      Selamlar,
      Murat

      Sil
    2. Murat bey, ilginiz, bilginiz için çok teşekkürler ediyorum.ışığınız hiç sönmesin ..size büyüyerek geri dönsün dilerim.yalnız birkaç hassas noktada açmaz içine düştüm.kafam karıştı..farklı yollarla yanlış yapmaktan korkar oldum.iletişim bölümünüzden size ulaşmak isterim...saygı ve teşekkürlerimle..
      şirin nur

      Sil
  44. Murat bey iyi gunler bir sorum olacaktı 32.hafta calısabilir raporu aldım.ş yerıme sgk dan gecici iş gormezlik raporu hastane tarafından onaylanmıştır dıye mesaj gelmiş.iş yerim bunun calısamaz raporu oldugunu soyluyor hastane ile konustum hata olmadıgını soyluyor ne yapmam gerekiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 32.afta da alınan çalışabilir raporu, işveren bilgi ekranından doğum öncesi raporunuzun başlangıcı süresi arasında ki süreleri ''Çalıştı'' olarak kuruma bildirmesi gerekiyor. Doğum öncesi rapor ve doğumun gerçekleştiği tarih aralığını da '' Çalışmadı'' olarak. Almış olduğunuz rapor sizin çalışmanızda sakınca yoktur niteliğinde olduğu için işveren'de çalışmadığına ait bilgi giriş ekranından ilgili sürelerde çalıştığınızı bildirmesi gerekiyor.Çalıştığınız sürelerin doğum sonrasına aktarılabilmesi için.'' Mesaj içeriği standart geldiği için farklı algılamalara neden olmaktadır''

      Sil
  45. O zaman Murat bey raporda sorun yok sadece iş verenim 32.hafta ile37.hafta çalıstı bildirmesi gerek peki bunun bir suresi var mı? Yani dogum sonrası gelen raporla birlikte tım bilgileri mi girecek

    YanıtlaSil
  46. 1980 yılında 1 aylık vekil öğretmenlik yapılmış fakat ilgili kurumlarda çalıştığına dair kanıtlayıcı belgelere ulaşamamış biri dava açsa ve şahitlerle çalıştığını ıspatlasa çalıştığı tarih emekliliğine esas işe başlama tarihi sayılırmı? konu hakkında dava nereya açılır yada başkaca nasıl bir yol izlenebilir.

    YanıtlaSil
  47. merhabalar;
    hic bir yerden tatmin edici bir cevaba ulasamadığım icin bu sekilde size de sorma ihtiyacı hissettim.
    Yardımcı olursanız cok sevinirim
    bi televizyon kurulusunda basın sigortalı olarak calısmaktayım.
    aynı is yerinde 5 yılımı doldurdum.
    gecen ay evlendim ve evlilik nedeniyle isten ayrılmak istediğimi dilekce ile bildirdim.
    fakat 212ye tabii olmamdan ötürü tazminatımı alamayacağım söylendi.
    212de tazminat alamaz diye bir ibare olmadığını belirttim alır da yazmıyor dendi ve hakkım olmadığı söylendi.
    mantıken alt mahkemeden sonuc alınamıyorsa bir ust mahkemeye basvurulabileceği gibi ek kanunda yer almayan birsey icin de bir üst kanuna bakılması gerekmez mi?
    ayrıca normal calısan bayanlara böyle bir hak tanınıp basın calısanlarına tanınmaması esitlik ilkesine aykırı değil mi?
    bu dogrultuda tazminatımı almaya hakkım olup olmadığını nasıl öğrenebilirim.
    simdiden tesekkurler..
    iyi calısmalar dilerim...

    YanıtlaSil